E-ticarette Sahtecilik ve Dolandırıcılık: Güvenlik İpuçları

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024’te gerçekleştirdiği Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre e-ticaret kullanım oranı %51,7’ye ulaştı. Toplumun online alışverişe artan ilgisi, girişimciler ve e-ticaret sitesi sahipleri için önemli fırsatlar yaratıyor. Ancak bu durum bir yandan da dolandırıcıların dikkatini çekiyor. Kredi kartı bilgilerini ele geçirme, sahte ürün satışı gibi yöntemlerle yürütülen bu girişimler, işletmeler için ciddi riskler doğuruyor. Dolayısıyla güvenlik stratejileri uygulamak yalnızca müşteri güvenini korumak için değil, aynı zamanda marka itibarını sürdürmek için de kritik öneme sahip. Peki, şüpheli işlemlere karşı nasıl önlemler almalı ve harcama itirazlarını azaltmak için hangi yöntemleri uygulamalısınız? Fraud yani e-ticarette sahteciliğe karşı etkili güvenlik ipuçlarını içeriğimizin devamında bulabilirsiniz.
Siparişlerimde Fraud Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?
E-ticaret dolandırıcılığı farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir ve çoğu zaman anlaşılması zordur. En yaygın fraud türleri şunlardır:
- Kredi kartı dolandırıcılığı: Çalıntı veya sahte kart bilgileriyle alışveriş yapılır. Kart bilgileri genellikle sahte siteler, oltalama e-postaları veya telefon aramaları yoluyla sızdırılır.
- Hesap ele geçirme (ATO – Account Takeover): Kullanıcı hesapları sosyal mühendislik, şifre kırma yazılımları ya da zararlı yazılımlar aracılığıyla ele geçirilir. Dolandırıcı bu sayede mağdurun hesabından işlem yapabilir.
- İade dolandırıcılığı: Alınan ürünün kusurlu veya eksik olduğu iddiasıyla iade talebi oluşturulur. Çoğu zaman yeni ürün yerine kullanılmış veya hasarlı ürün iade için gönderilir.
- Kupon dolandırıcılığı: İndirim kuponları veya hediye çekleri işletmenin bilgisi dışında farklı platformlarda satılır ve haksız kazanç sağlanır.
- Üçgenleme sahtekarlığı: Dolandırıcı sahte bir e-ticaret sitesi kurar, gerçek alıcının siparişini başka bir mağazadan satın alıp gönderir. Böylece hem kart bilgilerine ulaşır hem de sistemi yanıltır.
E-ticarette fraud yöntemleri hem müşteri hem de işletme açısından maddi kayıplara yol açar. Fraud riskini en aza indirmek ve hem müşteri güvenliğini sağlamak hem de işletmenizin itibarını korumak için aşağıdaki adımları dikkatle izleyin:
- SSL sertifikası ve 3D Secure gibi güvenlik protokollerini uygulayın.
- Yapay zeka destekli anti-phishing yazılımlarını devreye alın.
- Güvenilir kargo firmalarıyla iş birliği yapın.
- Müşteri profiliyle uyuşmayan olağandışı işlemleri (örneğin farklı şehirlerde gerçekleşen POS çekimleri) dikkatle inceleyin.
3DS ve Risk Skoru Birlikte Nasıl Çalışır?
Çevrimiçi ödemelerde güvenlik, hem kullanıcılar hem de işletmeler için kritik bir konudur. Kart bilgilerinin korunması, sahtecilik girişimlerinin engellenmesi ve işlemlerin hızlı onaylanması için farklı yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar arasında en önemlileri 3D Secure (3DS) ve risk skorlamasıdır. Bu iki yöntemin birlikte nasıl çalıştıklarını anlamak için önce bu yöntemleri daha detaylı bilmek gerekir.
3D Secure (3DS) Nedir?
3D Secure, kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV/CVC gibi bilgilerin şifrelenmesini sağlayan bir güvenlik protokolüdür. Kart sahibinin kimliğini doğrulayarak işlemlerin güvenilirliğini artırır ve sahtecilik riskini düşürür.
Risk Skoru Nedir?
Risk skoru, yapılan bir işlemin güvenli olup olmadığını ölçen bir puanlama sistemidir. İşlem tutarı, kullanılan cihaz, IP adresi, lokasyon bilgisi ve kullanıcının önceki alışveriş davranışları gibi parametreler dikkate alınarak hesaplanır.
3DS ve risk skoru ödeme sistemine entegre edildiğinde güvenlik artar. Bu yaklaşım, risk bazlı doğrulama sayesinde hem sahtecilik riskini azaltır hem de kullanıcıların gereksiz adımlarla vakit kaybetmesini önler. İki yöntemin birlikte çalışma süreci şöyle işler:
- Kullanıcı ödeme adımını başlatır.
- İşlem bilgileri sisteme alınır ve risk skoru hesaplanır.
- Risk düşükse ödeme hızlı şekilde onaylanır.
- Risk yüksekse OTP veya SMS doğrulaması gibi ek kimlik doğrulama adımları devreye girer.
3DS ve risk skorlamasını tamamlayan ek güvenlik katmanları şunlardır:
- Tokenization: Kart verilerinin yerine güvenli dijital anahtarların saklanması.
- Velocity Check: Aynı kart veya IP üzerinden kısa süre içinde yapılan çok sayıda işlemin engellenmesi.
- PCI-DSS Uyumu: Uluslararası standartlarla uyumlu altyapılar, kullanıcı verilerinin korunmasını garanti altına alır.
Sipay, PCI-DSS sertifikalı global altyapısı ve yapay zeka destekli sahtecilik filtreleriyle 7/24 ödeme güvenliği sağlar. Gerçek zamanlı risk analizi yaparak şüpheli işlemleri anında tespit eder ve hem kullanıcılar hem de işletmeler için güvenli ödeme deneyimi sunar.
Müşteri Hesapları Nasıl Ele Geçiriliyor, Nasıl Engellerim?
SMS ve e-posta dolandırıcılığı, e-ticaret dünyasında işletmelerin en sık karşılaştığı saldırı türlerinden biridir. Phishing (oltalama) yönteminde saldırgan, resmi kurum ya da bilinen bir markadan geliyormuş gibi görünen mesajlarla kullanıcıyı sahte bir bağlantıya yönlendirir. Bu sahte siteler aracılığıyla kart numarası, internet bankacılığı şifresi veya giriş bilgileri ele geçirilir. Örneğin 2025’te Çin merkezli bir hacker grubunun 115 milyondan fazla ABD ödeme kartını hedef alan büyük ölçekli bir SMS dolandırıcılığı kampanyası ortaya çıktı. Bu saldırıda kullanıcılar kargo teslimatı veya ödeme bildirimi gibi sahte SMS’lerle yönlendirildi ve ödeme bilgileri çalındı.
E-ticaret platformları, bu tür saldırılara karşı yalnızca kullanıcıları uyarmakla kalmamalı, kendi altyapılarını da güvence altına almalıdır. Bunun için şu önlemleri alabilirsiniz:
- Marka alan adınızın farklı uzantılarını tescil edin.
- WHOIS gizleme hizmeti kullanarak ICANN veritabanında görünen bilgilerinizi koruyun.
- Domain izleme araçlarıyla benzer adreslerin kaydedilip kaydedilmediğini düzenli olarak takip edin.
- SPF kaydıyla yalnızca yetkili sunucuların e-posta göndermesine izin verin.
- DKIM kaydı ile gönderilen e-postaların imzasını doğrulayın.
- DMARC kaydı ile kimliği doğrulanmamış e-postaların nasıl işleneceğini belirleyin.
Bu önlemler, kullanıcıların sahte mesajlarla kişisel bilgilerini çaldırma riskini ciddi ölçüde azaltır, müşteri güveni ve marka itibarı için güçlü bir koruma sağlar.
Hangi IP ve Adres Sinyalleri Fraud’u Gösterir?
Dolandırıcılar genellikle VPN, TOR veya Proxy kullanarak IP adreslerini gizler. Ancak IP ve adres sinyalleri, sahteciliğin tespitinde kritik önem taşır. IP’nin farklı kullanıcılar tarafından yoğun şekilde paylaşılması, fatura ve teslimat adresiyle IP ülkesinin uyumsuzluğu ya da aynı cihazdan birçok kartla sipariş verilmesi fraud şüphesini artırır. Bu nedenle IP reputasyonu analizi yapmak, velocity check gibi yöntemlerle işlem sayısı ve hızını kontrol etmek büyük önem taşır. Fraud ihtimalini gösteren başlıca işaretler şunlardır:
- Fatura ve teslimat adresiyle IP ülkesinin farklı olması,
- Aynı IP üzerinden farklı kartlarla çok sayıda sipariş verilmesi,
- Aynı kartla kısa sürede tekrarlanan işlemler yapılması,
- Bir kartla 1 saat içinde 10’dan fazla işlem yapılması,
- Aynı IP’den olağan dışı yoğun işlem akışı görülmesi.
Bu işaretleri dikkate alarak Sipay’in sunduğu riskli IP adreslerini kara listeye alma gibi çözümler, hem lojistik hem de ödeme süreçlerinde sahteciliği ciddi ölçüde azaltır.
Chargeback Oranımı Nasıl Düşürürüm?
Chargeback, tüketicinin teslim almadığı ya da rızası dışında yapılan işlemlere itiraz ederek bankadan geri ödeme talep etmesidir. Chargeback oranı düşürmek için güvenli ödeme altyapısı kurmak, iade süreçlerini şeffaf yönetmek ve teslimat kanıtlarını arşivlemek önemlidir.
Tüketici ürünü teslim almadığında veya kartında izinsiz harcama fark ettiğinde banka inceleme başlatır. Teslim belgeleri mevcutsa talep reddedilir, yoksa dispute süreci devreye girer. Ürünlerde RMA numarası üzerinden iade veya değişim yapılır, hizmetlerde ise imzalı dokümanlar kontrol edilir. İtiraz süresi 540 güne kadar uzayabilir ve oran yükseldiğinde kart kuruluşları işletmeleri uyararak önlem almazlarsa online satışlarını engelleyebilir.
Chargeback oranını düşürmek için şu önlemleri alabilirsiniz:
- 3D Secure protokolü kullanın.
- Net ve şeffaf iade politikaları uygulayın.
- AVS ile fatura ve teslimat adreslerini doğrulayın.
- Teslim belgelerini düzenli arşivleyin.
- İptal ve iade süreçlerini hızlı yönetin.
Güvenli ödeme altyapısı sunan Sipay, PCI-DSS uyumlu sistemiyle chargeback riskini minimuma indirir.
Promosyonlar Neden Fraud Çekiyor?
Özellikle Black Friday, Cyber Monday gibi yoğun kampanya dönemlerinde sahte kuponlar ve promosyon suistimalleri ciddi artış gösterir. Dolandırıcılar bu fırsatları hem yanıltıcı tekliflerle kullanıcıları kandırmak hem de kredi kartı sahteciliğini gizlemek için kullanır. Promosyon dönemlerinde online alışverişler ciddi oranda arttığı için kötü niyetli kişiler hem finansal kazanç sağlamak hem de gerçek alışveriş trafiği içinde kaybolmak için bu yöntemlere yönelir.
Promosyon ve kupon kaynaklı fraud’u önlemek için şu adımları uygulayabilirsiniz:
- Kupon kullanımını kullanıcı veya cihaz bazında sınırlayın.
- Segment kısıtlamaları ve sepet optimizasyonu yaparak promosyonların kötüye kullanımını engelleyin.
- Adres uyumluluğunu kontrol ederek anormal hareketleri tespit edin.
- Ödeme sırasında CVC doğrulamasını zorunlu kılarak ekstra güvenlik sağlayın.
Kart ve Kişisel Veriyi Nasıl Korumalıyım?
6698 sayılı KVKK’ya göre veri topladığınız anda “veri sorumlusu” sıfatını kazanırsınız. Bu da hem yasal yükümlülüklerinizi yerine getirmenizi hem de kullanıcıların güvenliğini sağlamanızı zorunlu kılar. Kredi kartı ve kimlik bilgileri gibi hassas verilerin korunması, yalnızca teknik değil aynı zamanda hukuki açıdan da kritik öneme sahiptir. Kart ve kişisel verileri korumak için şu adımları uygulayabilirsiniz:
- Veri minimizasyonu yapın: Sadece işiniz için gerekli olan bilgileri toplayın, daha fazlasını depolamayın.
- Loglama süreçlerini yönetin: İşlem kayıtlarını kronolojik olarak tutarak şeffaflık ve denetim kolaylığı sağlayın.
- Tokenization kullanın: Kart bilgilerini doğrudan saklamak yerine blockchain tabanlı tokenization yöntemleriyle dijitalleştirin.
- Erişim kontrolleri ekleyin: Yetkisiz erişimi önlemek için rol bazlı erişim yönetimi uygulayın.
Bu adımlar sayesinde KVKK’ya uyum sağlarken aynı zamanda müşterilerinize güvenli bir alışveriş deneyimi sunabilirsiniz.
Pazar Yerinde Sahte Satıcıları Nasıl Engellerim?
E-ticaret pazar yerlerinde sahte satıcılar; sahte ürün, sahte ödeme onayı, ön ödeme veya depozito talebi, ürün değiştirme ve telefon numarası isteme gibi yöntemlerle dolandırıcılık girişiminde bulunabilir. Bu tür pazar yeri dolandırıcılıklarını engellemek için güçlü kimlik doğrulama ve güvenli ödeme çözümleri uygulamak gerekir. Pazar yerinde sahte satıcıları önlemek için şu önlemleri mutlaka alın:
- KYC (Know Your Customer/Müşterini Tanı) süreçleriyle satıcıların kimliğini doğrulayın.
- Şikayet ve geri bildirim puanlamasını aktif kullanarak riskli satıcıları ayırt edin.
- Ertelenmiş ödeme ve emanet sistemlerini entegre ederek müşterilerin ödemelerini güvence altına alın.
- Satıcı doğrulama adımlarını müşteri kontrolü kadar önemli bir süreç olarak ele alın.
Sipay, pazar yerlerine entegre edilebilen escrow çözümleriyle bu riskleri azaltarak hem kullanıcıyı hem de işletmeleri korur ve işlem süreçlerinde güveni artırır.
“Ürün Teslim Edildi” Diyorlar ama Müşteri İtiraz Ediyor
Teslimat dolandırıcılığı, e-ticaret işletmeleri için hem mali kayıp hem de müşteri güveni açısından ciddi bir risk oluşturur. Dolandırıcılar kargo şirketlerinin adı ve logosunu taklit ederek sahte teslimat linkleri gönderir, hatta ürün teslim edilmiş gibi sahte kayıtlar oluşturabilir. İşletme, sahte teslimat kayıtları nedeniyle chargeback sürecine taraf olmak zorunda kalır ve hem operasyonel yük hem de güven ve itibar kaybı yaşar.
Bu riski azaltmak için şu adımları uygulayabilirsiniz:
- İmzalı teslim belgelerini zorunlu kılın.
- Teslimat sırasında fotoğraf veya video doğrulaması yapın.
- Adres eşleşmesini sistemli olarak kontrol edin.
- Teslimat dolandırıcılığı açısından yüksek riskli bölgelerde ek doğrulama yöntemleri (örneğin OTP) uygulayın.
- Kargo entegrasyonu bulunan güvenli ödeme çözümleri kullanın.
Ekip Hataları Fraud’a Yol Açar mı?
E-ticaret sektöründe sahteciliği önlemek yalnızca dış tehditlere karşı önlem almakla sınırlı değildir. Ekip içi suistimaller ve hatalar da ciddi risk oluşturur. Kritik işlemleri tek kişinin onayına bırakmamak, “4 göz kuralı” ile en az iki kişinin kontrolünü zorunlu kılmak bu riskleri azaltır. Net ve şeffaf iade politikaları belirlemek, kötü amaçlı botları tespit eden yazılımlar kullanmak ve çalışanlara düzenli fraud eğitimleri vermek de gerekli adımlar arasındadır.
Hukuki açıdan güvenliği sağlamak için günlük raporlama ve düzenli kontrol mekanizmaları kurmak önemlidir. İç hatalar ya da kötü niyetli kullanım nedeniyle doğabilecek fraud senaryolarını engellemek için aylık fraud tatbikatları yapmak, eğitim modülleriyle ekip farkındalığını artırmak ve yetki yönetimini üst seviyede tutmak işletmeye güçlü bir güvenlik kalkanı sağlar.
Sıkı Güvenlik Satışları Düşürür mü?
E-ticarette güvenlik önlemleri ödeme güvenliğini artırır ve müşteri sadakatini güçlendirir. Ancak güvenlik stratejileri yanlış uygulandığında satışlarda düşüş görülebilir. Özellikle sahte müşteri ve gerçek müşteri tespiti arasında denge kurmak gerekir. Gerçek müşterilerin işlemlerinin şüpheli görünmemesi için web sitesi tasarımını ve kullanıcı deneyimini AB testleriyle iyileştirmek, risk skorlarını doğru eşiklerle yönetmek ve fraud izleme süreçlerinde onay oranı, chargeback oranı gibi metriklere dikkat etmek önemlidir.
Sadık müşterileri kaybetmemek için aşağıdaki KPI’lar düzenli olarak takip edebilirsiniz:
- Alışveriş sepeti dönüşüm oranı,
- Ziyaretçi başına gelir,
- Yeni müşteri edinme oranı,
- Tekrar sipariş veren müşteri geliri,
- Sipariş başına reklam maliyeti.
Bunun yanında işlem riski analizi (TRA) yaparak güvenlik önlemlerinin kullanıcı deneyimine zarar vermesini engelleyebilirsiniz. Sipay’in findeks risk raporu entegrasyonu da finansal durumu ücretsiz analiz ederek güvenilirlik sağlar. Böylece müşteri deneyiminin akıcılığını korurken dolandırıcılık riskini azaltabilirsiniz.